Azize

Doğruluğun İnsan Yaşamındaki Önemi Nedir

Bu konu Azize tarafından 4 ay önce açıldı ve Henüz Cevap Yok.
Azize
Azize
ADMINISTRATOR
Üyelik Zamanı: 4 ay önce
Konu Sayısı: 8699
Yanıt Sayısı: 0
20 Mayıs 2021, 10:21

Doğruluğun İnsan Yaşamındaki Önemi Nedir

perikızı
Doğruluğun İnsan Yaşamındaki Önemi Nedir

Doğru Söylemek

Doğru söylemek, sosyal ilişkilerin temel taşlarından biridir. Bu nedenle İslam dini, ahlaki konular arasında doğru söylemeye özel bir önem vermiş ve Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde bundan söz edilmiştir.
İslam açısından doğru söylemenin, ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu Kur’an’a baktığımızda anlayabiliriz. Yani Kur’an-ı Mecid’de nerede bir peygamber övülmek istenmişse, onun çeşitli sıfatları içerisinde özellikle doğru söylemesine değinilmiştir.
Kur’an-ı Kerim, Allah’ın Halili (dostu) put kıran İbrahim’i bu sıfatla anmış[1] , pak ve iffetli Hz. Yusuf’u bu sıfatla övmüş [2], Hz. İsmail’i (a.s) doğru söylemekle övmüş [3], Hz. İdris’i (a.s) bununla tavsif etmiş [4] ve kısacası, peygamberler ve evliyaullahtan söz ederken doğru konuşmayı, onların mümtaz ve seçkin kişiliklerinin bariz bir özelliği olarak zikretmiştir.[5]
İmam Sadık (a.s) buyuruyor ki:
“Allah (azze ve celle), bütün peygamberleri doğru söylemek ve emanete hıyanet etmemek emri ile göndermiştir.”[6]
İslam, doğru konuşmayı insani bir erdem sayar. İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor:
“Kişinin namaz kılıp oruç tutmasına aldanmayın. Çünka namaz ve oruç onun için bir alışkanlık haline gelmiş de artık terk edemiyor olabilir. İnsanları doğru söylemeleri ve emaneti eda etmeleriyle tanıyın.”[7]
İslam, doğru konuşmanın, amelin iyi olmasında etkili olduğunu söylemektedir. İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor:
“Dili doğruyu söyleyen kimsenin ameli de temiz olur.”[8]
İslam Peygamberi (s.a.a) de doğru konuşup emaneti eda eden kimselere şefaat vaad etmiştir.[9] Hz. Ali’ye (a.s) ettiği vasiyetlerin başında da her zaman doğru söylemek gelmektedir.[10] Sözün kısası, İslam, kurtuluş ve saadetin ancak doğru konuşmakla mümkün olacağını söylemektedir. Nitekim Hz. Ali (a.s) “Her zaman doğru konuşun. Çünkü o, kurtarıcıdır.” [11] buyururlar.
Bütün bunlar, İslam’ın doğru konuşma hakkındaki tavsiyeleridir. Ama bundan daha önemlisi, İslam’ın yalan ve yalancılık hususundaki tehdit ve kınamalarıdır. Kur’an-ı Kerim’de yalancıları Allanın ayetlerine iman etmeyen[12] ve Allanın hidayetinden mahrum olan[13] kimseler olarak tanıtmakta, onların kaderleri hakkında da şöyle buyurmaktadır:
“Kıyamet günü, Allah’a karşı yalan söyleyenlerin, yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün.” [14]
İmam Sadık (a.s) buyuruyor ki:
“Çok yalan söylemek, insanın yüzünün nurunu götürür, kalbini karartır.”[15]
Bu işin ne kadar kötü olduğunu anlatabilmek için İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuşlardır:
“Allah (azze ve celle), kötülüğün kapılarını kilitlerle kitlemiş, şarabı da o kilitlerin anahtarı kılmıştır. (Çünkü şarap içip sarhoş olan bir kimse, şuurunu kısmen kaybettiği için her türlü kötülüğü yapabilir.) Yalan ise şaraptan da kötüdür.”[16]
İmam Hasan Askeri (a.s) da şöyle buyurmuşlardır:
“Bütün kötülükler bir odada toplanmış, yalan da o odanın anahtarı kılınmıştır.” [17]
Bu yüzdendir ki İmam Bakır (a.s) yalanı, imanın yok edicisi ve yıkıcısı olarak tanıtmaktadır.[18]
Hz. Ali (a.s) da şöyle buyurmaktadır:
“İnsan, yalanın ciddisini de, şakasını da terketmedikçe imanın tadım hissedemez.”[19]
Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a) buyuruyor ki:
“Yalan, nifak kapılarından bir kapıdır.”[20]
“Yalan, rızkı azaltır.” [21]
Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor:
“Yalana alışkanlık, fakirliğe sebep olur.”[22]
Kısacası, Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a) buyuruyor ki:
“Kurtuluşunuzu yalanda görseniz de, yine de ondan kaçının; çünkü onda helak olmaktan başka bir şey yoktur.”[23]
İslam, yalancılarla arkadaş olmayı da menetmektedir. Emir’ül-Müminin (a.s) şöyle buyururlar:
“Müslümana, yalancıyla arkadaş olmak yakışmaz.”[24]
İmam Seccad (a.s) oğlu İmam Bakır’a (a.s) şöyle vasiyet eder:
“Sakın yalancıyla dost olma, çünkü o serap gibidir, uzağı yakın, yakım da uzak gösterir sana.” [25]
——–

1- Meryem suresi, 41. ayet.
2- Yusuf suresi, 46. ayet.
3- Meryem suresi, 54. ayet.
4- Meryem suresi, 56. ayet.
5- Meryem suresi, 50 ayet.
6 – Usul’Ul-Kafi, s.360
7- Uml’ül-Kafı, s.360.
8- Vesail’üş-Şia, c.2, s.222.
9- Vesail’üş-Şia, c.2, s.222.
10- Vesail’üş-Şia, c.2, s.222.
11- Bihar’ül-Envar, c. 15, 2.cüz, s.125.
12- Nahl suresi, 105. ayet.
13- Zümer suresi, 3.ayet.
14- Zümer suresi, 60. ay et.
15- Vesail’üş-Şia, c.2, s.233.
16- VesaH’üş-Şia, c. 2, s. 2 3 3.
17- Cami’us-Saadât, c.2, s.318.
18- Cami’us-Saadât, c.2, s.318.
19- Vesaü’üş-Şia, c.2, s.234.
20- Mecmuat Veram c.1, s.113
21- Cami’us-Saadât, c.2, s.317.
22- Sefinet’ül-Bihar, c.2, s.473.
23- Müstedrek’ül-Vesail, c.2, s. 100.
24- Vesail’üş-Şia, c.2, s.233.
25- Bihar’ül-Envar, c. 15, Kitab’ul-İşret, s.57
——-
Seyyid Ali Muhakkık’ın “Yaşayış Dini İslam” kitabından alıntıdır.
Sayfa:85

Konuya Bir Cevap Yazın

  • 14 Kayıtlı Üye
  • 66285 Konu
  • 44 Cevap
  • Son Üye: aile