admin

Kapı İle İlgili Atasözleri Ve Deyimler

Bu konu admin tarafından 7 ay önce açıldı ve Henüz Cevap Yok.
admin
admin
ADMINISTRATOR
Üyelik Zamanı: 7 ay önce
Konu Sayısı: 12501
Yanıt Sayısı: 0
22 Mayıs 2021, 2:39

Kapı İle İlgili Atasözleri Ve Deyimler

Kayıtsız Üye
kapı ile ilgili atasözleri ve deyimler
kapıyla ilgili atasözleri ve deyimler eklermisiniz


Cevap: Kapı İle İlgili Atasözleri Ve Deyimler

Deli Sevdam
Kapı İle İlgili Atasözleri

Acemi katır kapı önünde yük indirir
Anlamı: Beceriksiz ve anlayışsız kişi kendisine yaptırılan işi en önemli yerinde bırakır.

Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar
Anlamı: İşi bozulan kişi umutsuzluğa düşmemeli, Tanrı’nın onu daha iyi bir işe kavuşturacağına inanmalıdır.

Altın anahtar her kapıyı açar
Anlamı: Para olduğunda her güçlük yenilebilir.

Avrat (kadın) malı, kapı mandalı
Anlamı
: Bir erkek, karısının malından yararlanmayı düşünmemelidir.

Borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar)
Anlamı: Borçlanmak istemeyen fazla açılmaz, giderlerini kısar, kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar.

Çalma elin kapısını, çalarlar kapını
Anlamı: Kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.

Deniz dalgasız olmaz, kapı halkasız
Anlamı: Her nesnenin kendisine özgü nitelikleri, kendisinden ayrılmayan özellikleri vardır.

Deveci ile görüşen kapısını yüksek açmalı
Anlamı: Yüksek makam sahibi kimselerle ilgisi olanlar durumlarının gerektirdiği özveriyi göze almalıdırlar.

Deveci ile konuşan kapısını büyük açar
Anlamı: Yüksek makam sahibi kimselerle ilgisi olanlar durumlarının gerektirdiği özveriyi göze almalıdırlar.

Kapı arkası bile gurbet
Anlamı
: Bir insan evinden pek uzağa gitmese bile evden ayrıldıktan sonra kendini gurbete çıkmış gibi hisseder.

Köpek ekmek veren (yediği) kapıyı tanır
Anlamı: Köpek bile kendisini besleyen yeri bilir, davranışlarıyla duygularını belli eder, insan da bundan ders almalı, gördüğü iyiliği unutmamalıdır.

Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır
Anlamı
: Mart ayındaki şiddetli soğuklarda insanlar ellerine geçen her şeyi yakmak zorunda kalırlar.

Oğlan anası kapı arkası, kız anası minder kabası
Anlamı: Eve gelin geldikten sonra oğlanın anası kapı dışarı edilecek kadar fazla görülür ama kızın anası başköşeye oturtulur.

Ölüm bir kara devedir ki herkesin kapısına çöker
Anlamı: Her eve gelin girmeyebilir ama ölüm kesinlikle girer.

Rüşvet kapıdan girince insaf (iman) bacadan (pencereden) çıkar
Anlamı: İşini herkese eşit davranarak yapmak zorunda olan bir görevli, kendisine çıkar sağlayan kimselere ayrıcalık tanıyorsa o kişi hak, adalet, insaf gibi duygulardan yoksun demektir, onun gözü paradan, maldan başka bir şey görmez.

Sitteisevir kapıyı çevirir
Anlamı: Kötü havalarda dışarı çıkmamayı öğütleyen bir söz.

Tembele dediler “kapını ört”, dedi “yel eser örter”
Anlamı
: Tembel, kapısının örtülmesini bile rüzgârdan bekler.

Yersen kap açık, yemezsen kapı açık
Anlamı: Sabırlı ol, katlan ve kararını ona göre ver.

Zor kapıdan girerse, şeriat bacadan çıkar
Anlamı
: Zorbalığın hüküm sürdüğü yerde din kuralları, kanun emirleri yürümez.

Kapı İle İlgili Deyimler Arşivi

Aynı kapıya çıkmak
Anlamı: Sonuç bakımından fark etmemek, aynı sonuca varmak: “Talihin aşırısı da insanı eninde sonunda aptallaştırdığından, sonuç aynı kapıya çıkardı.” -E. Şafak.

Açık kapı bırakmak
Anlamı: Gereğinde, bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak, kesip atmamak.

Arka kapıdan çıkmak
Anlamı: Okuldan başarısızlık nedeniyle ayrılmak.

At çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak
Anlamı: İş işten geçtikten sonra önlem almaya kalkışmak.

Bir kapıya çıkmak
Anlamı: Aynı sonuca varmak.

(Bir şeyden) kapı açmak
Anlamı: 1) bir şeyin sözünü etmek veya bir işe başlamak; 2) pazarlığa çok yüksek bir fiyatla başlamak.

(Bir yeri) komşu kapısı yapmak
Anlamı: Sık gidilen yer hâline getirmek.

(Bir yeri) komşu kapısına çevirmek
Anlamı
: Yakın olmadığı ve sık sık uğranılması gerekmediği hâlde bir yere çok sık gitmek.

(Birinin) kapısını çalmak
Anlamı: Birine başvurmak: “İskele memurluğu isteyen işçiler hep benim kapımı çalıyorlar.” -M. Ş. Esendal.

Çat orada çat burada çat kapı arkasında
Anlamı: Çok çabuk yer değiştiren bir şeyin durumunu anlatan bir söz: “Sizin sevgili bir yerde durmaz, çat orada çat burada çat kapı arkasındadır.” -O. C. Kaygılı.

Dış kapının mandalı
Anlamı: 1) uzak akraba; 2) önemsiz, değersiz.

Doksan kapının ipini çekmek
Anlamı: İçinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.

El kapısına düşmek
Anlamı: Yabancıya muhtaç olmak: “Başından nasıl bir sergüzeşt geçmişti de böyle el kapılarına düşmüştü?” -R. H. Karay.

Han kapısından teğelti atmak
Anlamı
: Defetmek, kovmak: “Bir adamı hiç sormadan, etmeden böyle han kapısından teğelti atar gibi kolundan tutup fırlatınca içinde bir üzüntü kalır.” -M. Ş. Esendal.

İkisi bir kapıya çıkmak
Anlamı: Aynı sonuca varmak, aynı sonucu doğurmak.

Kapı almak (yapmak)
Anlamı: Tavla oyununda bir haneye üst üste iki pul getirmek ve o hanenin karşı oyuncu tarafından kullanılmasını engellemek: “Altı bir geldi mi köşeyi kapacaksın, kapıları almayı asla unutmayacaksın.” -T. Uyar.

Kapı aralamak
Anlamı
: Bir konuya giriş yapmak, karşısındakini hazırlamak.

Kapı aramak
Anlamı
: Ev ziyareti yapmak istemek.

Kapı baca açık
Anlamı: Korunmaya alınmamış.

Kapı dışarı etmek (atmak)
Anlamı: Kovmak, dışarı atmak: “Sizin hepinizi kapı dışarı edecekler. Çünkü kaçak işçiye memlekette iş yok.” -M. İzgü.

Kapı gibi
Anlamı: 1) iri vücutlu (kimse); 2) dayanak noktası güçlü, sağlam olan: “İçlerinden biri atından inerek celladın burnuna kapı gibi bir fermanı dayadı.” -İ. O. Anar.

Kapı kadar
Anlamı: çok enli ve uzun olan.

Kapı kapı aramak
Anlamı: Her yeri aramak.

Kapı kapı dolaşmak (gezmek)
Anlamı: 1) ev ev gezmek; 2) bir yerlere sürekli girip çıkmak: “Elbette öyle ama sen böyle panik hâlinde kapı kapı dolaşırsan, teşkilatta muhalefet var sanıp gerçekten de bir temizliğe başlayabilirler.” -A. Ümit. 3) iş aramak için her yere başvurmak.

Kapı komşusu yapmak (etmek)
Anlamı: bir yere sık gidip gelmek.

Kapı yapmak
Anlamı: 1) bir şey istemek veya söylemek için karşısındakini önceden başka sözlerle hazırlamak: “Rumeli’de bıraktığı çiftlikleri de anlattıktan sonra yaptığı kapıyı kâfi gördü. İşlere geçti.” -Ö. Seyfettin. 2) ev gezmesi yapmak; 3) kapı almak.

Kapıda kalmak
Anlamı: İçeri girememek: “Anahtar bendedir. Onlar sonra kapıda kalırlar.” -M. Ş. Esendal.

Kapıdan çevirmek
Anlamı: Geri döndürmek, kabul etmemek: “Fakat görücüleri de kapıdan çevirmeyi doğru bulmuyordu.” -H. E. Adıvar.

Kapıdan kovsan bacadan düşer
Anlamı: Yüzsüz, arsız kimseler için söylenen bir söz.

Kapılar yüzüne (üzerine veya üstüne) kapanmak
Anlamı: İstenilen şeye ulaşma imkânı verilmemek.

Kapıları açık tutmak

Anlamı: Herhangi bir konuda ilişkiyi kesmeden anlaşma ortamını sürdürmeye çalışmak.

Kapıları kapamak
Anlamı: Bütün ilişkileri kesmek veya anlaşma ortamını ortadan kaldırmak.

Kapısına kilit vurmak
Anlamı: 1) girilip çıkılmasını önlemek için bir yeri kapamak; 2) bir yerin çalışmasına son vermek.

Kapıya dayanmak
Anlamı: 1) gelip çatmak: “Kış kapıya dayandı, daha kömür alamadık.” -R. N. Güntekin. 2) bir şey elde etmek için bir yeri, bir kimseyi zorlamak, göz korkutmak: “Bereket versin ki padişahın cellatları kapıya dayanmadılar.” -İ. O. Anar.

Kapıyı açmak
Anlamı: 1) bir işe veya bir konuya öncelikli olarak başlamak; 2) bir işte başkalarına örnek olmak.

Kapıyı büyük açmak
Anlamı: Çok masraflı bir işe girişmek veya hesapsız harcamak.

Kapıyı göstermek
Anlamı: Kovmak, uzaklaştırmak.

Kendini kapının dışında bulmak
Anlamı: Kovulmak, işten atılmak, bir yerden istenmeden uzaklaştırılmak: “Bir gazeteci gelsin de bizden bir haber alsın. Haberi veren ertesi günü kendini kapının dışında bulurdu.” -M. Ş. Esendal.

Kırk kapının ipini çekmek
Anlamı: İçinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.

Masraf kapısı açmak
Anlamı: Para harcamayı gerektiren bir işe girişmek.

O kapı (mahalle) senin bu kapı (mahalle) benim
Anlamı: Sürekli gezip dolaşmayı anlatan bir söz: O kapı senin bu kapı benim, akşamı eder.

Seksen kapının ipini çekmek
Anlamı: İçinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak: “Ama şimdi, bir çift lastik için seksen kapının ipini çekiyoruz.” -R. Enis.

Şöhret kapısı açılmak
Anlamı: Meşhur olmaya başlamak.

Şüpheye kapılmak
Anlamı: Şüphe duymak: “Eski bir bakan Ankara’nın bir köşesinde bir apartman mı yaptırmış, İsmet Paşa derhâl bir haksız iktisap şüphesine kapılıyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

Yağlı kapıya konmak
Anlamı: Rahat, sıkıntısız bir yere girmek, geçimini başkasının üstüne yıkmak: “Kondu, namussuz, yağlı kapıya, diye, hasedini belli ediyordu.” -H. Taner.

Yanlış kapı çalmak
Anlamı: İsteğinin yapılmayacağı, yersiz sayılacağı bir yere başvurmak.

Yumurta kapıya dayanmak (gelmek)
Anlamı: Yapılacak iş için zaman çok daralmak.

Konuya Bir Cevap Yazın

Ders Kitabı Cevapları TIKLA!
  • 14 Kayıtlı Üye
  • 66285 Konu
  • 98 Cevap
  • Son Üye: aile