Ansiklopedi

Olumlu ve Olumsuz Cümle Örnekleri ingilizce, Present Perfect Tense Olumlu ve Olumsuz Cümle Örnekleri

Bu konu Ansiklopedi tarafından 4 ay önce açıldı ve Henüz Cevap Yok.
Ansiklopedi
Ansiklopedi
ADMINISTRATOR
Üyelik Zamanı: 4 ay önce
Konu Sayısı: 4417
Yanıt Sayısı: 0
21 Mayıs 2021, 8:04

Olumlu ve Olumsuz Cümle Örnekleri ingilizce, Present Perfect Tense Olumlu ve Olumsuz Cümle Örnekleri

ince sızım
Olumlu ve Olumsuz Cümle Örnekleri ingilizce, Present Perfect Tense Olumlu ve Olumsuz Cümle Örnekleri

Present Perfect Tense

Olumlu ve Olumsuz Cümle Örnekleri
Present Perfect Tense Olumlu ve Olumsuz Cümle Örnekleri

Olumlu Cümleler

– I have been to Moscow (Moskova"da bulundum)

– You have finished the exercise (Alıştırmayı bitirdin)

– He has just gone home (O, biraz önce evden çıktı)

– She has already had a holiday this year (O bu yıl çoktan tatile çıktı)

– It has broken! (O kırıldı)

– We have seen this film before (Bu filmi daha önce gördük)

– They have bought a new car (Onlar yeni bir araba aldılar)

– I have worked as a secretary for two years (İki yıldır sekreter olarak çalışıyorum)

– The film hasn"t started yet (Film henüz başlamadı)

– – We"ve already had our breakfast (Kahvaltımızı çoktan ettik)

– I"ve already done my homework (Ödevimi çoktan yaptım)

– Do you want a cup of coffee? (Bir fincan kahve ister misin?)

No, thanks I"ve already had one (Hayır, teşekkürler Ben çoktan bir tane içtim)

I’ve bought a new car Yeni bir araba satın aldım

They have gone out Dışarı çıktılar

My father has started a new job Babam yenir bir işe başladı

She has had a baby Bebeği oldu

I have seen her Onu gördüm

We have met the new manager Yeni müdürle tanıştık

Paul has read that book Paul o kitabı okudu

Phil and Jack have been to Russia Phil ve Jack Rusya’da bulundu

He has driven a car before Daha önce araba sürdü

Olumsuz Cümleler

• Haven’t they ever been to Turkey?

• Hasn’t she ever met John?

• I have not seen Tom this morning

• The student’s have not finished their homework

• Maria has not washed the dishes

• The secretary hasn’t typed the letter yet

• We haven’t received any messages from Jack this week

We have never met that man before O adamla önceden hiç tanışmadık

She hasn’t helped me with my problem Sorunumla ilgili bana yardım etmedi

The students haven’t studied hard enough this term Öğrenciler bu dönem yeterince sıkı çalışmadılar

The children haven’t come to the park Çocuklar parka gelmediler

My cats have not eaten anything Kedilerim hiçbir şey yemedi

I have not had lunch yet Hala öğle yemeği yemedim

They haven’t phoned me Bana telefon etmediler

Konuya Bir Cevap Yazın

  • 14 Kayıtlı Üye
  • 66285 Konu
  • 44 Cevap
  • Son Üye: aile