Hoşgeldiniz.

Meryem Orucu [IMG]http://img363.imageshack.us/img363/8756/304cf1.jpgdolunay Meryem suresini her dinleyişimde gerçekleşen şey, bir kez daha vuku buluyor. Hayret... Hayranlık... Mest oluş... Bu sure, daha ilk ayetlerinden başlayarak, beni

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Meryem Orucu

    Sponsorlu Bağlantılar




    Meryem Orucu
    [IMG]http://img363.imageshack.us/img363/8756/304cf1.jpgdolunay


    Meryem suresini her dinleyişimde gerçekleşen şey, bir kez daha vuku buluyor. Hayret... Hayranlık... Mest oluş... Bu sure, daha ilk ayetlerinden başlayarak, beni her daim belagatına hayran kılar. Gerçi surenin adı Meryem'dir, ama "Rabbinin kulu Zekeriya üzerindeki rahmeti"ni anarak başlar. Hz.Zekeriya bir peygamber, ve de çok yaşlı bir peygamberdir. Hanımı da kısırdır, çocukları yoktur. Zekeriya gizli gizli Rabbinden bir evlat için duacı olmaktadır.

    Bir gün, Cebrail gelir ve Hz.Zekeriya'yı bir çocukla müjdeler. Hayy-ı Kayyum olan Zatın hayat vermek için sebeplere mahkum olmadığını göstereceği için de, bebeğin adı "Yahya" olacaktır. Zekeriya sevinir ve şaşırır. "Hanımım kısır" der, "Ben ise ihtiyarlığın son haddine varmış bulunuyorum" Cebrail "Dediğin gibidir" der. Ardından ekler; "Rabbin buyurdu ki: Bu işi yapmak bana kolaydır" Yahya doğar. Güzel bir kul ve bir peygamber olarak yaşar.

    Meryem suresi, işte Zekeriya'nın bu duası ve Yahya'nın hayat serüveni ile başlar. Bu, ilk anda "Meryem" kıssası ile ilgisiz gibidir. Oysa, bu kıssayla, zihinler bir yerlere hazırlanır. Kısır bir anne ve çok yaşlı bir babanın çocuk sahibi oluşu anlatılırken, Rabbimizin mutlak irade ve kudret sahibi olduğu, sebeplere mahkum olmadığı, sebepler dairesinde bize imkansız gibi görünen şeylerin Onun kudretine ağır gelmediği ders verilmektedir.

    Zihinler bu hakikate hazırlandıktan sonra, sıra Meryem kıssasına gelir. Kısır bir anne ve yaşlı bir babadan bir evlat yaratan Hayy-ı Kayyum, kulu Meryem'i de "babasız bir çocuk"la müjdeler. Ve Cebrail, Zekeriya'ya söylediği şeyi, Meryem'e de söyler; "Rabbin buyurdu ki: Bu işi yapmak bana kolaydır" Ve İsa da doğar.

    Ne var ki, dünyayı "daire-i esbab"dan ibaret sananlar, bu mucizeyi anlamaz, inanmazlar. Rableri önce Hz.Meryem'in kısır ablası ve yaşlı eniştesine bir evlat göndererek kavimlerini "sebepler perdesi"ni yırtmaya hazırlamıştır. Ama, Yahya'nın bu mucizevi doğuşundan, kavimleri ders ve ibret almamış; bunu, esbabperest tavırlarını gözden geçirme vesilesi kılmamıştır. Bu yüzden, Hz.İsa'nın babasız doğuşunu da anlayamazlar. Bilakis, bu doğumu "esbab dairesi" içinde izaha kalkarlar. [IMG]http://www.nurunyolcusu.com/forum/Smileys/default/allah.gifdolunay 'ı bir insan yaratmak için sebeplere, mesela bir "baba"ya mahkum gördükleri için, Hz.Meryem'i kötü bir fiil işlemekle suçlarlar...

    Rabbimiz Meryem'e, bu olayı esbab dairesi içinde izaha kalkışarak kendisine soru yöneltecek olanlara karşı "susmasını emretmiştir". Bu susmanın Kur'an'da "savm" diye, "oruç" diye ifade edilişi, bize orucun sadece yeme-içmeyle sınırlı olmadığını ders verir... Onun yerine, beşikteki bebek konuştu. Bebek, "muhakkak ki, ben [IMG]http://www.nurunyolcusu.com/forum/Smileys/default/allah.gifdolunay 'ın kuluyum" dedi...
    {Metin Karabaşoğlu}




  2. Sponsorlu Bağlantılar

 

 
Powered by vBulletin® Version 4.2.2
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu Sitede Ticari Faaliyet Yürütülmez